|
ATATÜRK KİMDİR ?
Atatürk,
Osmanlı İmparatorluğunun çökmesi ile
işgal edilen vatan topraklarını,
kurduğu millî ordularla kurtaran
bir komutan,
hem Türkiye Cumhuriyetini kuran,
hem de yaptığı yenilikler ve
koyduğu ilkelerle
onu güçlü ve medeni bir ülke yapan
Devlet adamıdır.
19 Mayıs 1881’de Selanik’te doğdu.
10 Kasım 1938’de saat 09’u 05 geçe
İstanbul’da öldü.
57 yıllık ömrünün 30 yılı
ASKER olarak ve bunun da büyük bir kısmı cephelerde fiilen
çarpışarak geçmiştir.
Atatürk herkesin her yönüyle
örnek alması gereken bir liderdir.
Türk Gençliği’nin ilham
kaynağıdır.
ATATÜRK DEVLETİ NASIL KURDU ?
1914 yılında başlayan 1. Dünya
Savaşının sonunda ;
Osmanlı İmparatorluğunun yanında
savaşan ülkelerin yenilmesi ile,
Türkiye toprakları İngilizler,
Fransızlar, İtalyanlar ve Yunanlılar tarafından işgal edildi.
Mustafa Kemal Atatürk,
işgalleri kabul etmeyerek 19 Mayıs 1919’da
Samsun’a çıktı.
Erzurum ve Sivas Kongreleri ile
Millî Mücadeleyi başlattı.
27 Aralık 1919 günü Ankara’ya
geldi ve 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet
Meclisini topladı.
Kendisi de Meclis Başkanı seçildi.
Böylece Millî Kurtuluş Hareketi,
bütünüyle millete mal edilmiş oldu.
ATATÜRKÇÜLÜK NEDİR ?
Atatürkçülük;
Atatürk’ün görüş ve inkılâpları
ile ortaya koyduğu bir düşünce sistemidir.
Atatürk, Atatürkçülük tanımını ;
“Biz bize benzeriz” sözleri ile
yapmıştır.
Atatürk ; “yenilikler Türk
Milletinin yapısına ve karakterine uygun olmalıdır” demiş ve
taklitçiliği reddetmiştir.
Atatürk ; tamamen millî
değerlerimizi ve kendi imkânlarımızı kullanarak meselelerimize
çare bulunmasını istemiş ve “Başka vücutlar için biçilmiş
elbiseler bize uymaz” demiştir.
Atatürkçülük ;
bir toplumun hızla
kalkınmasını, ileri hamleler yapmasını
amaçlayan bir düşünce sistemi olup,
dayandığı temel prensip
gerçek ilimdir.
Atatürkçülük
; hiç bir siyasî akım
veya yabancı ideoloji ile bağdaşmaz.
ATATÜRK İLKELERİNİN
ATATÜRK TARAFINDAN TANIMI
CUMHURİYETÇİLİK İLKESİ
Türk Milletinin tabiat ve
âdetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.
Bugünkü hükümetimiz,
devlet örgütümüz, doğrudan doğruya milletin
kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir
devlet ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyettir.
Artık hükümet ile millet
arasında mazideki ayrılık kalmamıştır.
Hükümet millettir ve millet hükümettir.
Artık hükümet ve hükümet
mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve
milletin efendi olduğunu
tamamen anlamışlardır.
Türkiye Cumhuriyeti her manası
ile
Büyük Türk Milletinin öz ve aziz
malıdır.
Kendi evlâtlarının elinde daima
yükselecek, ebediyen yaşayacaktır.
ATATÜRK İLKELERİNİN
ATATÜRK TARAFINDAN TANIMI
MİLLİYETÇİLİK İLKESİ
Biz doğrudan doğruya
Milliyetperveriz, Türk Milliyetçisiyiz.
Cumhuriyetimizin dayanağı
Türk Topluluğudur.
Bu topluluğun fertleri ne kadar
Türk Kültürü ile dolu olursa,
o topluluğa dayanan Cumhuriyet de
o kadar kuvvetli olur.
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu ve
Trakyalı hep bir soyun evlâtları ve
aynı cevherin damarlarıdır.
Bu memleket tarihte Türk’tü,
halde Türk’tür ve
ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Türk Milletinin millî dili ve
millî benliği bütün hayatında
hakim ve esas kalacaktır.
Biz millî varlığın temelini,
millî şuurda ve millî birlikte
görmekteyiz.
Ne mutlu Türküm diyene !
ATATÜRK İLKELERİNİN
ATATÜRK TARAFINDAN TANIMI
HALKÇILIK İLKESİ
Türkiye Cumhuriyetini kuran
Türkiye halkına Türk Milleti denir.
Türkiye halkı, ırkça, dince ve
kültürce ortak, birbirlerine karşılıklı
saygı ve fedâkârlık hisleriyle dolu,
kaderleri ve menfaatleri müşterek
olan bir toplumdur.
Elimizdeki programın
ruhu, bizi yalnız bir kısım vatandaşla
alâkalı kılmaktan men eder.
Biz, büyük Türk milletinin
hizmetindeyiz.
Türk Milleti, halk idaresi
olan Cumhuriyetle idare olunur bir devlettir.
Beni seven arkadaşlarıma
tavsiyem şudur : Şahsınız için değil,
fakat mensup olduğunuz millet için
elbirliği ile çalışalım ;
çalışmaların en yükseği budur.
ATATÜRK İLKELERİNİN
ATATÜRK TARAFINDAN TANIMI
LÂİKLİK İLKESİ
Din lüzumlu bir müessesedir.
Dinsiz bir milletin devamına imkân
yoktur. Yalnız şurası var ki din,
Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.
Softa sınıfın din simsarlığına
müsaade edilmemelidir.
Dinden maddi menfaat temin edenler,
iğrenç kimselerdir.
İşte biz bu vaziyete karşıyız ve
buna müsaade etmiyoruz.
Din ve mezhep
herkesin vicdanına kalmış bir iştir.
Hiç bir kimse hiç bir kimseyi
ne bir din, ne de bir mezhep
kabulüne zorlayabilir.
Din ve mezhep hiç bir zaman politika
âleti olarak kullanılamaz.
ATATÜRK İLKELERİNİN
ATATÜRK TARAFINDAN TANIMI
DEVLETÇİLİK İLKESİ
Türkiye’nin tatbik ettiği
devletçilik sistemi, 19. asırdan beri sosyalizm nazariyecilerinin
ileri sürdükleri fikirlerden alınarak tercüme edilmiş bir sistem
değildir. Bu Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye has
bir sistemdir. Devletçiliğin bizce mânası şudur : Fertlerin
hususî teşebbüslerini ve faaliyetlerini esas tutmak ; fakat
büyük bir milletin bütün ihtiyaçlarını ve bir çok şeylerin
yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin
eline almak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk vatanında
asırlardan beri ferdî ve hususî teşebbüslerle yapılamamış olan
şeyleri bir an evvel yapmak istedi ve kısa zamanda yapmaya
muvaffak oldu. Bizim takip ettiğimiz bu yol, görüldüğü gibi,
liberalizmden başka bir yoldur.
ATATÜRK İLKELERİNİN
ATATÜRK TARAFINDAN TANIMI
İNKILÂPÇILIK İLKESİ
Türk Milletini son asırlarda
geri bırakmış olan müesseseleri
yıkarak yerlerine,
milletin en yüksek medenî icaplara
göre ilerlemesini temin edecek
yeni müesseseler kurmuş olmaktır.
Yaptığımız ve yapmakta
olduğumuz inkılâpların amacı,
Türkiye Cumhuriyeti halkını
tamamen çağımıza uygun
ve bütün mâna ve biçimiyle
uygar bir toplum haline
eriştirmektir.
İnkılâplarımızın temel kuralı budur.
İnkılâbın hedefini
kavramış olanlar,
Daima onu korumaya
muktedir olacaklardır.
|