Ana Sayfaya       Makaleler Sayfası     Öğrenciler Sayfası     Ana Sınıfı Sayfası

Mehmet AYAS

Müdür Baş Yardımcısı

Tel  : 0 462 345 2521

Cep : 0 533 576 4257

 e-mail : mehmet-ozdil@hotmail.com

 

T.C.

YOMRA  KAYMAKAMLIĞI

Özdil  Çok  Programlı  Lisesi  Müdürlüğü

BÜTÜN   ÖĞRENCİLER   ÖĞRENEBİLİR

 

Çocukların niçin öğrendiklerini bilmesi verimi artırır.           John Dewey  -  Amerikalı

Başarılı öğrenci; çok bilen öğrenci değil, bilgiye ulaşabilen öğrencidir.

                                Bilgiyi ezberlemeyen, bilgiyi kullanabilen ve

                                Buna süreklilik kazandırabilen öğrencidir.

Öğretmen merkezli eğitim yerine ( öğretmen aktif )

Öğrenci merkezli eğitim ( öğrenci aktif ) çok daha verimli olacaktır.

Öğretmen; öğrenme için ortam hazırlar, Yol gösterir, Rehberlik eder.

“İyi öğrenebilen ve iyi öğrenemeyen öğrenciler vardır“ anlayışı yerine,

“Hızlı öğrenebilen ve hızlı öğrenemeyen öğrenciler vardır“ anlayışını benimsemeliyiz.

                Üstelik yapılan araştırmalarda yavaş öğrenenlerin derslere karşı ilgileri de

hızlı öğrenenler kadar olumlu ve yüksek olduğu görülmüştür.

Buna göre: Uygun öğrenme koşullarında;

                  Öğrenme gücü,

                  Öğrenme hızı ve

                  Öğrenmeye isteklilik bakımından öğrencilerin büyük çoğunluğu birbirine benzer.

“Öğrenme yeteneği ve

Öğrenme hızı kişilerde farklı miktarlarda bulunur“ anlayışı elverişsiz şartlarda doğrudur.

Elverişsiz öğrenme koşulları kişileri;

                                 Öğrenme gücü,

                                 Öğrenme hızı ve 

                                 Öğrenme isteği bakımından gittikçe daha faklı bir hale getirir.

Öğrencilerin aile ortamı ve Türkçeyi iyi kullanabilmeleri çok önemlidir.

Öğrenme güçlükleriyle karşılaşanlara; yerinde ve zamanında yeterli yardım edilir,

                                                              zaman verilir ve tam öğrenme sağlanmaya çalışılır.

                   Hataları önemli derecede azaltılmış bir okulda öğretim düzeni kurabilirsek;

Öğrencilerin büyük bir çoğunlukla yüksek öğrenmeye erişmelerini beklemekteyiz.

Bunun için üç değişken = etken seçtik:

                 a)   Ön öğrenmelerin gerçekleşmiş olma derecesi

b)      Öğrencilerin kendini öğrenmeye verme derecesi

c)      Uygulanan öğretimin öğrencinin ihtiyaçlarına uygunluk derecesi

Öğrencinin öğrenmesini belirleyen:

a)  Bilişsel Giriş Davranışları: Ön öğrenmeler, yani toplama öğretilmeden çarpma öğrenilemez.

b)  Duyuşsal Giriş Özellikleri: Öğrencinin öğrenmeye istekli olması.

c)  Öğretim Hizmetinin Niteliği: Okul şartları.

                                         ÖĞRETİM  HİZMETİNİN  NİTELİĞİ

Duyuşsal giriş özellikleri ile % 25, Bilişsel giriş davranışlarıyla % 50,

İkisi birlikte % 60 başarı değişkenliği açıklanıyor.

                Öğretim doğrudan doğruya öğrencilerin eksik ve yetersizliklerinin giderilmesine yönlenmezse, öğretim hizmetinin niteliği bilişsel giriş davranışlarının eksikliğini ortadan

kaldırmaz.

                Yani bir konu özenle hazırlanmış, ayrıştırılmış, sınanmış ve öğretim hizmeti

ne derece üstün olursa olsun;

                Öğrenci de ne derece gayret ederse etsin;

Şayet bilişsel giriş davranışlarında önemli eksiklikleri varsa, 

                                        bu üniteyi önceden belirlenen bir seviyede öğrenemeyecektir.

Öğretim hizmetinin niteliği:

                a)   Öğrenciye sunulan işaretler, yönergeler

b)      Öğrencinin öğrenmeye etkin katılımı

c)      Öğrenciye sağlanan pekiştirmeler

d)     Dönüt ve düzeltme sistemi olarak 4 öğeden oluşur.

İşaretler    –    Pekiştirme    –    Katılma    –    Dönüt ve Düzeltme

              

 

                Okullarda kimlerin öğrenebilip kimlerin öğrenemeyeceğini büyük çapta bu okulların koşulları belirlemektedir.  

                Kimin iyi öğrenciler olacağını belirleyen başlıca etken, öğrencilere sağlanmakta olan öğretim hizmetinin niteliğidir.

                Öğretim hizmeti niteliği düşük ise yalnız bir kaç öğrenci öğrenme sürecine etkin bir şekilde katılır.

                Öğrenme sürecine etkin katılımın azalmasıyla, öğrencileri yönetme ve disiplini

sağlama sorunlarında artma olur.

                Yüksek nitelikli öğretim araçlarından, iyi yetişmiş ve yetenekli öğretmenlerden yararlanma yolunda ne yapılırsa yapılsın, bir grup öğrenciye toplu olarak sağlanmış bir öğretim hizmeti, bazı öğrenciler için iyi, diğer bazı öğrenciler içinse iyi olmayan bir öğretim hizmeti durumundan kurtulamayacaktır. 

                Öğretim hizmeti niteliğinin en güçlü öğesinin dönüt ve düzeltme işlemleri olduğu açıktır.

                Tam öğrenme ve kontrol sınıflarının başarı dağılımları arasındaki önemli farkların kaynağının bu olduğu sanılmaktadır. Tam öğrenmede % 85 – 90, kontrol sınıflarında % 20 civarında bir başarı görülmektedir.

                 Eğer öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun daha etkili ve verimli öğrenmeleri

isteniyorsa; sınıfın tümüne dönük olan öğretim hizmetini, bireylere dönük öğretim hizmetiyle desteklemek gerekir.

                Geleneksel uygulama, bütün öğrencilerin aşağı yukarı aynı tekrar veya alıştırma miktarıyla öğrenebileceği anlayışına dayanır.

                Öğretim hizmetinin niteliği, öğrencilerin çoğunu tam öğrenme derecesinde geliştirir

ve sonraki ünitelerle ilgili bilişsel ve duyuşsal özellikleri olumlu yönde değiştirir.

                Aynı şekilde düşük nitelikteki bir öğretim hizmeti hem gerçekleşmekte olan, hem de gerçekleşecek olan öğrenmeleri olumsuz etkiler.

               Öğrenciler için iyi ve uygun bir öğretim hizmeti sağlanmasında geç kalındıkça öğrenme niteliği de gittikçe düşecektir.

BÜTÜN   BUNLARDAN   SONRA   UYGULAMA

                Yıkıcı tenkitlerden uzak durmalı, eleştirmek yerine olumlu davranışları öne çıkarmalı; yapamadıklarını değil yapabildikleri soruları, çözebildikleri problemleri tespit etmeli.

                Böylece başarılar öne çıkarılıp onun üzerine neler eklenebileceği düşünülmeli.  Yapılamayanların sebepleri araştırılmalı.

                Çalışmıyorsunuz yerine biraz daha çalışırsanız başarırsınız, tembelsiniz yerine

kendinize güvenin, eğer isterseniz başarırsınız benzeri sözler sık sık tekrarlanmalı. 

                 Neleri anlamadıkları değil de neleri anladıkları,

                 Öğrenemedikleri değil de öğrendikleri,

                 Çözemedikleri değil de çözebildikleri problemler kendileri tarafından tespit edilmeli.

                 Konu bitince öğretmen öğrenciden böyle bir tespit isteyebilir, her öğrenci kendi tespitini kendisi yapar.

                 Bu tespitler sınıfta değerlendirilir ve anlaşılamayan kısımların sebepleri araştırılır.  Anlayanların anlamayanları yetiştirecekleri bir gruplamaya gidilir.

                 Böylece öğretmenin kontrolünde veya takibinde bilenlerin bilmeyenleri öğrettiği bir uygulama yapılır. İsteksizlikler giderilir, birbirine uyumlu gruplamalar yapılır. Konunun ayrıntıları bu safhada öğretilir, uygulamalar yaptırılır.

                  Hem ders kitabı, hem eski ders kitapları, hem ÖSS kitaplarından bir kaç çeşidi kaynak olarak kullanılır.

                  Öğretmen sınıfta grupları ayrı ayrı gezer, sorusu olanlara grupta cevap verir. Gerek görürse tahtada sınıfa açıklama yapar.

                  Çok soru çözmek yerine az soru çözer ama öğrenciye soru buldurur, çözdürür, tartıştırır.   Öğrenciler birbirlerinden faydalanarak öğrenirken öğretmen de rehberlik yaparak zorlukların aşılmasına yardım eder.

                  Öğretmenin üst sınırı çocuğun alabileceği kadardır. Alabileceği kadar verilir veya öğrenmesi için zorlanır, teşvik edilir. Çok bildiğini zannedenlerin bilmedikleri şeyler olduğu sezdirilip çalışma temposu yükseltilmeli, böbürlenip kendilerini yeterli görmelerine fırsat verilmemeli.

 

                  Alt seviyedeki yetersiz diyebileceğimiz öğrenciler için eksikliklerini tamamlayacakları özel ödevler verilir. Meselâ matematikten payda eşitlemeye ait 15 – 20 soru verilerek bunların yıllık ödev benzeri kâğıda yapılması istenir, verilen sürede ödev toplanır. 

                   Başka bir öğrenciye rasyonel sayılarda dört işlem ödevi verilir. Bir başkasına köklü ifadeler, diğer birine üslü sayılar ile ilgili ödev verilerek eksiklikler giderilmeye çalışılır.

                    Alt yapıda kimin ne eksiği varsa onunla ilgili ödevler verilir. Bu ödevler çok defa tekrar ettirilerek öğrenme sağlanır.

                    Başarılı öğrenciler ödev hazırlayanlara mutlaka yardım etmeli hatta eksikliği hissedilen konu neyse öğretmek üzere görevlendirilmeli ve yaptıkları çalışmalar takip edilmeli.

                    Bu çalışmalar etüt saatlerinde yapılabilir.

                    Gerçekleştirilen öğrenmeler, gözlenen olumlu davranışlar sınıf seviyesine sunularak başarılar övülmeli, yeni başarılar için kullanılmalı, yapılabilirse ödüllendirilmeli.

                    Edebiyat derslerinde her hafta bir makale veya hikâye okunması mutlaka sağlanmalı ve bu makaleyi veya hikâyeyi konu alan bir sayfalık kompozisyon yazdırılmalı. Herkesin makalesi veya kompozisyonu mutlaka farklı farklı olmalı. Bunlar haftada bir toplanmalı.

                     Grup çalışmalarında, seçilen herhangi bir metnin önce cümleleri; cümle çeşitlerine göre, cümlenin öğelerine göre incelenmeli. Sonra kelimeleri teker teker kelime çeşitlerine göre,

kök – gövde – eklerine göre çözümlenmeli. Bunların her türlü uygulaması yapılmalı.

                     Bütün derslerde konuların farklı ders kitaplarından tekrarı istenmeli, bu tekrarlarda

çok temel olan terim, isim, rakam ve tanımların yazılı olarak çıkarılması istenmeli; şekil, şema ve haritaların çizimi her derse hazırlıkta istenmeli. Bu çalışmalar deftere yaptırılarak dersten önce kontrol edilir, dersten sonra kâğıda yaptırılarak ertesi ders toplanabilir, bunun tersi de olabilir.

                     Kâğıda yaptırılan her türlü ödevin kontrolü veya okunması çoğu defa değişik öğrencilere yaptırılmalı, ödevler üzerindeki hatalar kırmızı kalemle düzeltilip öğrencilere dağıtılmalı, hataların durumuna göre ödev tekrar yaptırılmalı.

                     Herhangi bir derste bu ödevlerin değerlendirilmesi yapılabilir. Ödev sahiplerinin itirazları, ödevi değerlendirenlerin savunmaları, yanlış veya eksik bilgilerin tamamlanması gerçekleşmiş olur.

                    Günlük ders planlarındaki değerlendirme soruları ders sonunda öğrenciye yazdırılmalı.

Öğrenciler bu soruları yazarken kâğıda yazmalı, ertesi ders bunların bir soru – bir cevap halinde deftere yapılmış olduğu kontrol edilip yanlış yapılan cevaplar düzeltilmeli.

                    Yazılılardan sonra cevap anahtarının bir fotokopisi sınıfa verilmeli ve soruların cevaplandırılması ödev olarak istenmeli, deftere de yaptırılmalı. Bu yapılırken bir soru – bir cevap şeklinde yaptırılmalı.

                     Yazılı süresi bir ders saatini kesinlikle aşmamalı. Yazılılarda konu sınırlaması asla yapılmamalı, önceki yazılı sorularından biri mutlaka sorulmalı. Daha çok son konulardan ama hemen her konudan soru sorulmalı. Sorular hazırlanırken şöyle bir planlama yapılabilir. 30 – 40 puanlık kolay ve çok kolay soru, 10 – 20 puanlık zor veya çok zor soru, diğerleri de normal seviyede soru olarak seçilebilir. Bunu öğretmen sınıfına göre ayarlar. Yazılı soruları çok net ve iyi anlaşılır olmalı. Öğrencinin ne kadar cevap yazacağı konusunda tereddüt olmamalı. Meselâ üreme kaça ayrılır? sorusunun cevabı sadece herhangi bir rakamdır. Üreme çeşitlerinin isimleri isteniyorsa soruda belirtilmelidir.

                    Yazılı sorularındaki her sorunun kaç kişi tarafından tam cevaplandırıldığı çıkarılmalı,  herkesin yaptığı ve hiç kimsenin yapmadığı veya çok az kimsenin yaptığı sorular tespit edilip sebepleri araştırılmalı.  Öğrencilere yapamadıkları sorularla ilgili ferdi ödevler verilip bir hafta