Erkan NİHAN

Elektrik

(1996-2003)

Bağcılar ATL ,TL,EML Elektrik Bölümü BAĞCILAR/İSTANBUL

 

 

 

 

            Merhaba ,

           Özdil çok programlı lisesinden ayrılalı 3 yıl oldu.Halbuki o okulun altında durduğu göğe ben 8 yıl bakmıştım.zaman ne de çabuk geçiyor.Hayatımın ve okulumuzun birçok ilklerine de şahit oldum.ilk atamam Özdil ÇPL ye oldu.Okulun ilk öğretmenlerinden ve Okulun açıldığı ilk senede.İlk Elektrik öğretmeni sıfatı da ben de kaldı tabii.geçmiş yıllarımı parmakla gösterebileceğim kadar da çok kaldım Özdil’de.Amatör ruhun ne demek olduğunu mütevazi kadromuzla beraber öğrendik.gittikçe sanallaşan dünyamızda gerçeğe olabildiğince yakın durduk.İsterseniz buna mecburen diyebilirsiniz ama o mecburiyetleri İstanbul gibi büyük şehirde geçirilen yıllarda insan arıyor.Büyük şehirlerde yaşamak Heisenbergin belirsizlik prensibinde bırakıyor kişilikleri.Olanca hızlı akan hayatın içinde hıza kapılırken durduğumuz yerde,durduğumuz yere odaklanırken de hızımızda belirsizlikler oluşuyor.Ancak Özdil de bu belirsizlik prensibi yedi demir kapı ardında kalan mecburiyetler sayesinde iflas ediyor.Baş döndürücü hızdan uzak ve elde kalan bir sürü yeşil zamanla,bir avuç insanla beraber gerçeğin ortasında günlerinizi yaşıyorsunuz.Kişiliğinizden sizi uzaklaştıracak yalanlara dalma lüksünüz, gerçeğin yoğun baskısı altında ortadan kalkıyor. Kendinize ve dokunabildiğiniz dünyanıza yani saf gerçeğe odaklanıyorsunuz.Gurbette olmanın dayanılmaz yalnızlığı ve özlemlerin biriktirdiği hüzün akşamlarında ayaklarınız yerden kesilse de ardında beraber yaşanılan yılların biriktirdiği çizgilerle dolu bir yüzün sohbet için kapınızı çalmasıyla bu duygulara ara veriyorsunuz.Şikayet ettiğim zamanlarım olmuştur ne yalan söyleyeyim.Ancak başıma gelen bir sabır imtihanıymış onu da şimdi anlıyorum.Gereken yılları doldurduktan sonra sürekli tayin istediğimi beraber çalıştığımız arkadaşlar bilir.Ancak 4. denemede bu nasip oldu. Sonuca gözümü diktiğim anlardan sürece kafamı çevirdiğim zamanlara geçişimle beraber tayinim de gerçekleşti.Bunun için, ne yeterince hüzünlü ne de yeterince sevinçli bir ayrılık oldu benimkisi. Neyse kendimle sizleri sıkmayayım.

           Okuldaki mütevazi kadro birbirine yakın durdukça sorunlarını aşmayı ve güzel örnekler sunmayı başardı.Öğretmenliği,idareciliği,öğrenciliği hep beraber öğrendik.4 öğretmen,1 idareci ve 40 öğrenciyle başladığımız 1996 yılından bugüne ne de çok şey değişti.  Bir çok yüz akıp geçti okulumuzdan. Büyük okullarda sene başındaki öğretmenler kurulunda görev almamayı kâr sayan öğretmenleri görünce hep o yıllar aklıma gelir. Görev almamak ne mümkün. Her birimizin üzerinde 3-5 tane görev vardı. Bu zamanlar bizler için güzel staj zamanları oldu. Sorumluluklar alıp problemleri çözme gayretlerimiz, ekip çalışmaları bizlere çok şey kazandırdı. 140 öğretmenli 2000 öğrencili bir okula gelince orada kazandığımız şeylerin ne denli önemli olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.Mehmet Beyin gözlerinde hiç dinmeyen ışıltıyı, Baki Beyin telaşlı ve heyecanlı yapılacak işlere koyulmasını, Kadirin boşluğa dalıp gencecik yaşında derin hesapları çözme uğraşısını, Abdülkadir hocamın manevi koruyuculuğunu, Tuncay’ın patates kızartmalarını, Osman’ın kerametlerini, Yılmazın hamsi organizasyonlarını, Ahmet’in elinde tarhana çorbasıyla kapımı çalmasını unutabilir miyim. Daha sayamadığım bir çok arkadaş beraber paylaştığımız nice anlar. Müdürümün özenle hazırladığı web sayfasını gezince gördüm ki bizim ekip te yavaş yavaş kayboluyor. 3-5 sene sonra belki de beraber çalıştığımız kimse kalmayacak. Ama okulun her yerinde parmak izlerimiz duracak. İnancımızın, fani olan eşyayla vazgeçilmez bir ilişki kurmamamızı emrettiğinin bilincinde olsak ta zaman zaman uzakta kalan eşyanın yanı başında içimizden de bir şeyler kaldığını hissediyoruz. Zannediyorum ayrılan tüm arkadaşlarda da bu duygular vardır. Okuyan tüm öğrencilere söyleyebileceğim, yüzlerin silikleşebileceği kalabalık sınıf ve okul ortamında olmamanın değerini bilsinler. Özdil ÇPL de tüm öğrencilerin yüzleri belirgindir gözden kaçmaz. Bu sadece sayıca az bir mevcuda sahip bir okulda olmalarından değil aynı zamanda tüm okul kadrosunun insana değer veren bir anlayışı önde tutmalarından kaynaklanıyor. Okuldaki tüm eski kadro bir gün değişse de değişmesini istemediğim tek şey  bu düşüncedir.       Hepinize gönül dolusu selamlar.